Çanakkale Destanı

Allah, gerçek müminleri ortaya çıkarsın ve uğrunda şehitleri olsun diye (içinizden şahitler edinsin diye) o günleri (başarı ve üstünlüğü, yenilgi ve sıkıntıyı, iyi ve kötü günleri) insanlar arasında sürekli döndürüp duruyor.
(Ali İmran Suresi,140. Ayet)

Çanakkale Destanı; Kadınıyla erkeğiyle, çoluğuyla çocuğuyla, Yaşlısıyla genciyle bir milletin topyekün varoluş mücadelesinin adıdır. Gözünü kırpmadan, ölüme koşarak giden cengaverlerin şanlı direnişidir. En zor dönemde İslamın son kalesi aziz vatanın savunulduğu, yaklaşık 8,5 ay süren deniz ve kara muharebe destanıdır. Cephe komutanı Otto Liman Von Sanders hatıratında bu durumu şöyle anlatır: “Türklerin kararlılıkları, ya şehit ya gazi olmak inancı ve güveniyle ölümü hiçe saymaları, birkaç dakika sonra öleceklerini bile bile ölüme koşarcasına gitmeleri, savaşta dahi dürüst ve vefalı olabilmeleri, öldürmek için var güçleriyle üstlerine gittikleri düşmana mütareke sırasında müşfik davranabilmeleri de savaşın kaderini değiştiren en önemli unsurlardandır” diyor.
Çanakkale; daha bıyığı yeni terlemiş, onbeş yaşında, sevdiklerini geride bırakarak ölüme koşanların destanıdır. Çoğunluğu 15 ila 19 yaşında olan bu gençlerin, savaşa katılmalarını anlatan onlarca türküden biri olan meşhur “Hey onbeşli onbeşli Tokat yolları taşlı, Onbeşliler gidiyor, Kızların gözü yaşlı” adlı türküde bu durum ne güzel anlatılmıştır.
Bu savaş aynı zamanda eğitimli genç bir neslin emperyalist devletler tarafından kıyıma uğratıldığı vahşiliğin ve barbarlığın zirvesidir.
Bu dönemde lise son sınıf öğrencilerinden, üniversitelere ve medrese talebelerine kadar bütün gençlik askere gittiğinden, okullar boşalmış, eğitim yuvalarının hastane ve benzer hizmetlerde kullanıldığı süreçtir. Çanakkale Savaşları’nda Türk milleti binlerce okumuş, eğitimli, adeta ülkenin beyin takımı olan vatan evladını kaybetmiş, telafisi mümkün olmayan bu kayıpların acısını ve zorluklarını yıllarca yaşamıştır.
Bu vesileyle, cennet vatanın bekası için gözünü kırpmadan candan geçen başta Çanakkale şehitlerimiz olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum.
Rabbim! cennet vatanımızı, kültürel, sosyal ve ekonomik, her türlü maddi ve manevi istilalardan, düşman Tasallutundan muhafaza buyursun.